Kadın Kolları tarafından yapılan açıklamada, yaşanan sorunların geçici bir kriz olmadığı belirtilerek, toplumun, siyasetin ve kurumların zamanla aşındığı yapısal bir çözülme yaşandığı kaydedildi. Açıklamada, bu çözülmenin önce bireyde başladığı ve zamanla toplumsal bağları zayıflattığı vurgulandı.
"KENDİ BAŞININ ÇARESİNE BAK POLİTİKASINA KURBAN EDİLMİŞTİR"
Aile kurumunun ciddi baskı altında olduğu belirtilen açıklamada, hükümetin 2025 yılını “Aile Yılı” ilan etmesine rağmen ekonomik ve sosyal haklar bakımından ailelerin büyük kayıplar yaşadığı savunuldu. Açıklamada, “Toplumu oluşturan aile kendi başının çaresine bak politikasına kurban edilmiştir” ifadelerine yer verildi.
"LİYAKAT GERİ PLANA İTİLİYOR"
Toplumsal çözülmenin kurumlara da yansıdığı belirtilen açıklamada, liyakatin geri plana itildiği, kayırmacılığın yaygınlaştığı ve adalete olan güvenin her geçen gün zedelendiği dile getirildi. Siyasal çürümenin ise bu süreci derinleştirdiği vurgulanarak, siyasetin ahlaki zeminini kaybettiği ifade edildi.
EPSTEİN DOSYASINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Açıklamada dünyada yaşanan gelişmelere de değinilerek, Epstein dosyasında ortaya çıkan iddiaların küresel ölçekte ahlaki çürümeyi gözler önüne serdiği savunuldu. Çocuk güvenliği konusunda şeffaflık çağrısı yapılan açıklamada, kayırmacılığı meşrulaştıran ve toplumu kutuplaştıran söylemlerle mücadele edilmesi gerektiği ifade edildi.
"ÇÜRÜMEYE KARŞI DURMAK VİCDAN BORCUDUR"
Saadet Partisi Samsun Kadın Kolları açıklamasında, çözümün geçici siyasi hamleler değil, yapısal ve hukuki düzenlemelerle birlikte ahlak ve maneviyat bilincinin yeniden inşa edilmesi olduğu kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Siyaset menfaat üretme alanı değil, emanet ve sorumluluk alanıdır. Çürümeye karşı durmak bir tercih değil, vicdan borcudur. Saadet Partisi olarak hakkın, hukukun, liyakatin ve ahlaki sorumluluğun egemen olduğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.” Açıklama, “Türkiye kayırmacılıkla, suskunlukla ve sorumluluktan kaçan siyasetle yönetilemez” ifadeleriyle sona erdi.