Çarşamba Kültür ve Sanat Evi’nin kütüphesini oluşturmaya başladıklarını dile getiren Çarşamba Kültür ve Sanat Evi Başkanı Namık Köni, “Çarşamba Kültür ve Sanat Evimizin kuruluşunu ve açılışını gerçekleştirdik. Kültür ve Sanat Evimizde de düzenimiz oturmaya ve şekillenmeye başladı. Açılışımızı ve kuruluşumuzu gerçekleştirdik. Faaliyetlerimize başlıyoruz. Öncelikle kütüphanemizin kitaplarını dizayn ederek daha sonra yukarıdaki dersliğimizi de konumlandırarak toplantıları da yaparak faaliyetlerimize başladık.
Bir hafta içerisinde ya da 10 gün içerisinde resmi bir açılış duyurusuyla halkımıza ve konuklarımıza duyuruyla açılışımızı yapacağız.
Kültür ve Sanatevimize sadece kitap değil aynı zamanda kitapların korunduğu materyalleri de bağışlayan Turgut Bey sağ olsun. Kendisiyle geçen hafta içerisinde Yalova'daydık. Birlikte şu anda 1200 tane kitabı getirdik. Yakın zaman içerisinde de diğer kitapları getirip kütüphanemize katacağız. Kısa zamanda bir Instagram adresimiz, Facebook adresimiz ve sayfamız olacak. Onun dışında Çarşamba'nın merkezine girmeden çok yakın bir alan içerisinde, Dörtyol dediğimiz mevkide, Sungurlu Mahallesi'nde A101'in sağından girdiğimizde 150 metre sonra yerimiz yer alıyor. İnsanlar bize ulaştıklarında da bağışlarını kabul ederiz, kitaplarını alırız. Başka arzuları varsa onları da karşılarız” şeklinde konuştu.

Kültür ve Sanat Evlerinin ilçede bir tane değil her mahallede olması gerektiğini dile getiren 1.200 kitap bağışında bulunan Çarşambalı araştırmacı yazar Turgut Çeviker, “Bu girişim Çarşamba için çok gecikmiş bir yerdedir. Çarşamba, kültür konusunda çok tembel. Tabii bunun nedenleri var. Geçmişe baktığımızda Türkiye’de yakın geçmişe, çok hızlı, kavgalı bir siyasal geçmiş var. O buraya da yansıyordu. O yüzden böyle daha ince kültürel işlerle ilgilenecek zaman, zemin yoktu. Ama böyle bir şeye 12 Eylül'den sonra özellikle başlanabilirdi. O zamanlar yapılamadı, onun da nedenleri var ama geç de olsa böyle bir şeyin başlaması Çarşamba için iyi bir şey. Çünkü bir kentin kültürden yoksun yaşaması bir kentin çok büyük bir eksikliktir. Tiyatrosuz, müziksiz, folklorsuz, kitap okunmayan, satranç oynanmayan, insanların buluştuğu sessiz sakin bir ortam, konferansların verildiği bir mekan her kentin ihtiyacı olan ve her kentin hak ettiği bir şeydir. Ama bu işi devlet yapmaz. Eskiden Halk Evleri vardı, şimdi Halk Evleri yok. Bunu o nedenle aydınlar yapmalı ve bir aydınlanma noktası olarak sanat ve kültürle uğraşan ve özellikle gençlere olanak veren, onların toplanabileceği, kitap okuyabileceği, konferanslara katılabileceği ve onların kendi ilgi alanlarında atölyeler yaparak her grup yaştan insanların burada bir araya gelip kendi enerjilerini, kendi yeteneklerini keşfetmelerine imkan vermesi kültür ve sanat evinin bence birinci görevi olmalıdır. Burada bunlar yapılmak isteniyor. Yıllardır yapılamayan bir çalışma olduğu için çok sevinçliyim.

Başkanımız ve diğer arkadaşlarla kitaplığımdan çeşitli kitaplar seçtik ve buraya ben kendi ellerimle tasnif edip kütüphaneyi düzenlemek istedim. Bunun yanı sıra böyle bir Kültür ve Sanat Evi ilçenin doğuyakasında da olmalı hatta her mahallede olmalı aslında. Mesela Bursa'ya gidin, her mahallenin tarih odası var ve o mahalledeki aileler ellerindeki tarihi değer içeren belge ve bilgileri, fotoğrafları getirip oraya veriyorlar ve paylaşıyorlar; sergileniyor, saklanıyor. Bir aile kuruyup gider, o ailenin albümleri kalır. Kültür evleri bir mıknatıs gibidir. Tutar, saklar. Yani kültür evi olmayan yer olur mu yani? Olmaması gerekir. Yani halkın bu konuda bilinçlenmesi gerekir. Tiyatro yok burada, niye yok? İtfaiye var ama. Hapishane var ama tiyatro yok. Böyle bir saçmalık olur mu?”
Daha sonra söz alan Çarşamba Kültür ve Sanat Evi kurucu üyelerinden Taha Yıldız, “Ben öncelikle bu kadar değerli insanla beraber böyle bir oluşumun içinde olmaktan gurur duyuyorum. Özellikle Yılmaz ağabey, sevgili Turgut Çeviker gibi insanlarla beraber ve daha ismini sayamadığım birçok insanla beraber böyle bir yola çıktık. Çarşamba'ya böyle bir değeri kazandırdığımız için çok mutluyuz. Kıymetli hocamın bağışladığı kitaplar burada zaten. Bunun yanı sıra çeşitli kurumlardan da kitaplarımız yakın zamanda elimizde olacak. Onları da kütüphanemizde değerlendireceğiz; gençlerin, okumak isteyen herkesin okuması için olanak sağlıyoruz. Gelecek olan kitaplar var” diye konuştu.

Son olarak Çarşamba Kültür ve Sanat Evi’nin faaliyetleri ile alakalı söz alan kurucu üyelerden Kenan Yılmaz ise şunları söyledi:
“Çarşamba'ya bu derneği çok önceden kurmayı düşünmüştük ama yer bulma sorunu çıktı ve bunu başaramadık. Sonuç itibarıyla bugüne kaldı. Kültür ve sanat etkinlikleriyle Çarşamba'ya bir ışık olacağı düşüncesindeyiz. Yani tiyatrosuyla, folkloruyla, resmiyle, edebiyatıyla kitlelerin bu dönemde, özellikle de işte üniversite... Burada üniversite gençliği de var. Bu gençlik içerisinde de bu faaliyetleri örgütlü bir biçimde dernek yürütebilirse ki böyle bir amacı da var bu derneğin, gençler içerisindeki bu faaliyetleri, kültürel ve sanatsal faaliyetleri yürütme şeyi var, amacı var o zaman bu derneğin toplumda başarılı olacağı umudu içerisindeyiz. Dernekte 10-15 gün sonra bir açılış yapılacak. Geniş katılımlı bir açılış olacak. O zaman daha detaylı bilgilendirmede bulunacağız.”
HABER: YAŞAR KARAMAN








